22 Şubat 2011 Salı

MELEKLERE İMAN

   Melekler ruh gibi lâtif ve nuranî varlıklar olup asıl vasıfları Allah tarafından bilinen ve büyük sahib olan Allah'ın kullarıdır. Meleklerin bir kısmı daima ibadet ve zikirle uğraşır. Bir kısmı da yer ve göklerde pek çok görevlerle meşgul olurlar.

    Melekler yemekten, içmekten, evlenmekten, doğup doğurmaktan beridirler. Değişik şekillere girmeye kaabiliyetleri vardır. Yüce Allah'ın emirlerine asla isyan etmezler. Görevlerini emredildikleri şekilde aynen yaparlar. Kıyamete kadar kudsiyet içinde yaşayıp manevi bir zevk ile vakit geçirirler.

SEMAVİ KİTAPLARA İMAN

Yüce Allah, insanlara yine insanlardan Peygamberler göndermiştir. Bu peygamberlerden bir kısmına da kendi emirlerini ve yasaklarını, kendisine ibadet şekillerini öğreten kitaplar indirmiştir.
  Bu kitaplardan bir kısmına "Suhuf" denir. Bunlar birkaç sayfalık kitablardır. Kitablardan dördü de büyük kitaplardır. İnişleri şöyledir:

İMAN VE İSLAMIN NİTELİĞİ

İman, lügat manası bakımından, bir şeye inanmak ve bir şeyi doğrulamak demektir. "Bu iş böyledir, şöyledir" diye hüküm vermektir.   

Din teriminde ise, Yüce Allah'ın dinini kalb ile kabul edip Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem'in bildirdiği şeyleri kesin olarak kalb ile doğrulamaktır.

İmanın aslı bu olmakla beraber

PEYGAMBERLERE İMAN

Bütün Peygamberlere iman etmek müslümanlıkta esastır. Lügat manası bakımından peygamber, haber veren kimse demektir. Dini teriminde ise, Allah Tealâ'nın kullarına dinlerini bildirmek için görevlendirdiği seçkin insanların her birine "Peygamber" denir. Bu zatlar Yüce Allah'ın birer elçisi demektir. Bunların Allah'ın Peygamberleri oldukları, kişiliklerindeki yüksek vasıflardan ve Allah tarafından kendilerine verilen mucizelerden sabit olmuştur.

YÜCE ALLAH'A VE O'NUN SIFATLARINA İMAN

 Yukarıda yazılı olduğu üzere imanın temelini teşkil eden altı şart vardır. Bunlardan birincisi Yüce Allah'a iman etmektir. Şöyle ki: "Allah Tealâ (Yüce Allah) diye ismini andığımız şanı büyük olan Yaratıcı vardır. Eşi ve benzeri olmayan o varlık bütün kemal sıfatları ile vasıflanmıştır. Bütün noksanlıklardan beri (münezzeh) dir. Bütün âlemleri yoktan var eden O'dur. O'nun kudret ve büyüklüğüne denk hiçbir şey yoktur. Bizleri ve bizim gördüklerimizle görmediğimiz sayısız âlemleri yaratan, yetiştirip besleyen ancak O'dur..

İMAN İLE İSLAM'IN ŞARTLARI

İslâm dininde Yüce Allah'a, meleklere, Allah'ın kitablarına, peygamberlere, ahiret gününe, kaza ve kadere iman etmek esastır. Bunları bilip kabullenmek imanın temel şartıdır. Onun için imanın şartları altıdır, denilir. Bu şartlar müslümanlıkta kesinlikle mevcut esaslardır. Bunlara, inanılması zorunlu din ilkeleri denir. Bunlara inanmak mecburiyeti vardır. Bunları doğrulamadıkça iman gerçekleşemez. Bunlardan herhangi birini inkar etmek -Allah korusun- insanı hemen dinden çıkarır.

İMAN VE İSLAMIN NİTELİĞİ

İman, lügat manası bakımından, bir şeye inanmak ve bir şeyi doğrulamak demektir. "Bu iş böyledir, şöyledir" diye hüküm vermektir.   

     Din teriminde ise, Yüce Allah'ın dinini kalb ile kabul edip Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem'in bildirdiği şeyleri kesin olarak kalb ile doğrulamaktır.

20 Şubat 2011 Pazar

Gavsul Azam Müceddid Şeyh Mahmud Ofi (K.S.)

Gavsul Azam Müceddid Şeyh Mahmud Ofi (K.S.)


1931 yılında Of’da dünyaya geldiler. ilk tahsilini babas? Ali Efendiyle yapt?. Hafızlığını Of’ta ikmâl etti. Bir müddet Kayseri’de Arapça okudu. Tahsilini eniştesi Hacı Dursun Efendide tamamlayarak ondan icazet aldı

Uzun süre çocuğu olmayan Fatma Hanım, çocuğu olması için Allah’a yalvarıyordu. Bir gece rüyasında

ayın koynuna indiğini ve bütün dünyayı aydınlattığını gördüler. Bu rüyanın üzerinden uzun zaman geçmeden Efendi Hazretleri dünyaya teşrif ettiler.

Şeyh Ali haydari Ahiskavi

Ahıskalı Ali Haydar Efendi'dir. Dini ve manevi ilimlerde devrinin müstesna şahsiyetlerindendir. Memleketi Ahıska’da başlayan tahsil hayatı, akabinde zamanının en önemli ilim merkezlerinden biri olan Erzurum Bakırcı Medreselerinde devam etmiştir.devamını oku

Şeyh Ali Rıza Bezzaz

Ali Rıza Bezzaz kuddise sirruhu Hazretleri El- Uhyu da doğmuştur. Fakat doğum tarihi bilinmemektedir. Silsile-i saadatın 34 ncü altın halkasıdır. Ali Rıza Efendi çok zengindi. Ölmeden önce bütün malını mülkünü dağıtmıştır.

Şeyhi Halil Nurullah Efendinin 1893 'de vefatı ile şeyhlik makamından irşada başlamışlardır. h 1330 yılında Bandırma 'da vefat etmişlerdir. Mübarek kabr-i şerifleri Bandırma Tekke Camiindedir.

Ali Rıza Efendi Bezzaz ismiyle şöhret bulmuştu. Kendisi Bezzaz yani manifaturacı idi. Kumaş satarken kumaşı metre ile önce bir kenarından tutar ölçer, sonra diğer kenarından da ölçüp öyle keserdi.

Kumaşı niçin iki tarafından ölçüyorsun diye soranlara : " Bir tarafından ölçüp kesersem, öbür kenarından mesela bir santim daha az veya daha fazla eksik olabilir ne kadar az olursa olsun eksiklik kul hakkına girer." buyurmuştur.